Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Ekim’de politika faizini indirmesinin üzerinden 9 gün geçti. Dün yayımlanan Para Politikası Kurulu (PPK) özeti ve bankalardan gelen son veriler, indirimin mevduat sahibine hızlı, kredi kullanacaklara ise sınırlı yansıdığını gösteriyor.
Merkez Bankası faizi ne kadar indirdi?
TCMB, politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37’den yüzde 36’ya çekti. Gecelik borç verme faizi yüzde 40’tan 39’a, borçlanma faizi ise yüzde 35,5’ten 34,5’e indirildi. Banka en son ocak ayında faiz indirmişti; mart, nisan, haziran, temmuz ve eylül toplantılarında faiz yüzde 37’de sabit tutulmuştu.

Mevduat faizleri ne kadar düştü?
İndirimden en hızlı etkilenen taraf mevduat oldu. Bankalar indirimi kararın öncesinden fiyatlamaya başlamıştı. Ekonomi Gazetesi’nin takip ettiği yerli bir özel bankada en kısa vadeli TL mevduat faizi yüzde 34,5’e geriledi; bu oran temmuz başında yüzde 36,75’ti. 1 aydan uzun vadeli mevduatta oran yüzde 37,25’e çekildi. En sert düşüş, 46-60 gün vadede 3 puan olarak yaşandı.
TCMB’nin verilerine göre bankaların yeni açılan TL mevduata uyguladığı ortalama faiz, 11 Eylül haftasında yüzde 43,9 iken 16 Ekim haftasında yüzde 42,88’e indi.
100 BİN LİRANIN GETİRİSİ NE KADAR AZALDI?
YENİÇAĞ ekonomi servisi’nin hesaplamasına göre ortalama mevduat faizindeki yaklaşık 1 puanlık düşüş, 100 bin liralık vadeli mevduatta yıllık brüt getiriyi yaklaşık 1.020 lira azaltıyor. Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz da politika faizindeki 1 puanlık indirimin, yıllık bileşik mevduat getirisini yaklaşık yüzde 44,75’ten yüzde 43,31’e indirdiğini hesapladı. Bankaların teklifleri bu ortalamalardan farklı olabileceği için yenileme döneminde birden fazla bankayı karşılaştırmakta fayda var.

KREDİ FAİZLERİ NEDEN AYNI HIZLA DÜŞMÜYOR?
Politika faizindeki indirim, kredi faizlerine otomatik ve aynı ölçüde yansımıyor. Bankacılık uzmanı Prof. Dr. Şenol Babuşcu, ANKA’ya yaptığı değerlendirmede tabloyu şöyle özetledi: “Vatandaşlar, bankadan bireysel kredi kullandığında yüzde 64’le borçlanıyor.” Babuşcu’ya göre bankaların kredi ve mevduat faizleri arasındaki fark 20 puan civarında; bu farkın yarısı işletme giderlerine, diğer yarısı bankaların karına gidiyor.
Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş ise asıl sorunun kredi büyüme sınırları olduğuna dikkat çekti. Aktaş, durumu musluk ve boru benzetmesiyle anlattı: Faiz indirimi musluğu biraz daha açıyor, ancak Merkez Bankası’nın kendisi boruyu daralttığı sürece görece düşük faiz işe yaramıyor. Aktaş, vatandaşın beklediği kredi kartı ve kredili mevduat hesabı faizlerinde de düşüş olmadığını, Merkez Bankası’nın belirlediği tavan oranların kasımda da aynı kaldığını hatırlattı.
Ticari kredilerde ise düşüş sınırlı da olsa başladı. PPK öncesinde yüzde 41-42 aralığında olan en kısa vadeli ticari kredi faizleri yüzde 40-41 bandına geriledi; kredi notu yüksek kurumsal firmalarda oranlar yüzde 38-39’a kadar indi. Merkez Bankası, 26 Ekim’de şirketlerin yıl sonuna kadar vadesi gelen tahvil ödemelerinde kullanacakları TL kredileri de büyüme sınırının dışında tuttu.

İHTİYAÇ KREDİSİ FAİZİNDE SON DURUM
Bireysel kredi kullanacakları en çok ilgilendiren ihtiyaç kredisinde hareket kısıtlı. TCMB’nin 9 Ekim haftası verilerine göre yeni kullandırılan ihtiyaç kredilerinde ortalama faiz yüzde 62,21 seviyesindeydi; örnek bir bankada aylık ihtiyaç kredisi faizi yüzde 5,49 olarak uygulanıyor.
Bu tablo geçmiş verilerde de görülüyor. TCMB’nin kendi analizine göre 2025’teki indirim döneminde mevduat ve ticari kredi faizleri yaklaşık 690 baz puan düşerken, ihtiyaç kredisi faizleri yalnızca 300 baz puan kadar geriledi. Merkez Bankası bu farkı kredi büyümesine getirilen sınırlamalara bağlıyor.
Ekonomistler ne diyor?
Ekonomistler indirimin vatandaşa etkisi konusunda temkinli. Babuşcu, faizlerdeki düşüşün vatandaşın beklediği kredi koşullarını sağlamayacağını, her şey yolunda giderse daha uygun kredi koşullarının ancak 2027’nin ikinci yarısında gündeme gelebileceğini söyledi.
Ekonomist Prof. Dr. Yaşar Uysal ise farklı bir riske işaret etti. Uysal’a göre mevduat faizi cazibesini yitirirse tasarruf sahipleri dövize ve fiziki altına yönelebilir. Sabah yazarı Dilek Güngör de karar öncesinde, kredi büyümesi sınırları güncellenmediği sürece indirimin reel sektöre ve vatandaşa etkisinin sınırlı kalabileceği uyarısında bulunmuştu.
PPK özetinde ne var?
TCMB’nin dün yayımlanan özeti, enflasyonun ana eğilimindeki gerilemenin teyit edildiğini belirtiyor. Ancak küresel jeopolitik gelişmelerin enerji ve emtia fiyatları üzerinden enflasyon için yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulanıyor. Banka, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde yeniden sıkılaşmaya gidebileceğini hatırlattı.

FAİZLER DÜŞMEYE DEVAM EDECEK Mİ?
PPK yılın son toplantısını 10 Aralık’ta yapacak. Piyasada beklentiler indirimin süreceği yönünde: 12’si yerli, 4’ü yabancı 16 kurum aralıkta 100 baz puanlık yeni bir indirim bekliyor. Ekonomist Muhammet Bayram ise kasımda toplantı olmadığını hatırlatarak aralıkta 200-250 baz puanlık bir indirim yapılabileceğini öngörüyor.
Bu karar öncesinde açıklanacak ekim ve kasım enflasyon verileri, indirimlerin hızı için en önemli ipucu olacak. Merkez Bankası da faiz adımlarının büyüklüğü ve zamanlamasının enflasyon görünümüne göre, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirleneceğini açıkladı.